Go to Top
Telefon&Fax: +90 216 380 84 54 / GSM: +90 532 484 79 82

HIZ

10383128_684346008312629_902936733756782222_nHız sadece ülkemizde değil diğer ülkelerde de en çok ihlal edilen kurallardandır. Yüksek hızda araç kullanma davranışı, trafik çarpışmalarında ölüm ve yaralanmalara doğrudan etkide bulunan çok önemli bir trafik ihlalidir. Yapılan çalışmalara göre sürücülerin %90’ nından fazlası mutlaka yasal hız limitlerini aşmıştır.  Aracın seyir hızı artıkça, duruş mesafesi de artar, bu da çarpışma  riskini artırır. Yüksek hızla seyredildiğinde daha fazla kinetik enerji oluştuğundan, olası bir çarpışma sırasında yaralanma ve ölüm  olasılığı daha yüksektir. . 2008’de Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanmış olan Hız Yönetimi başlıklı raporda bir aracın hızının yüksek olup olmadığına karar verirken, hem yasal hız sınırı hem de aracın içinde bulunduğu ortamın göz önünde bulundurulması gerekmektedir, denmiştir.

Aşırı hızın trafik çarpışmaları üzerindeki temel etkisinin çarpışmaya neden olma ve çarpışma sonucu ortaya çıkacak hasarı/zararı arttırma yönünde yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Hızın %10 km/s arttırılması çarpma etkisini %21 arttırmaktadır. Aynı zamanda araç içinde bulunan güvenlik önlemlerinin ve sürücünün kabiliyetinin çarpışmayı önleme olasılığını da düşürmektedir.

Araştırmalar, ortalama hızın %5 yani 100 km/s'ten 95 km/s'e düşürülmesiyle, ölümle sonuçlanan trafik çarpışmalarında  %18.5, ciddi yaralanma ile sonuçlanan çarpışmalarda  ise %14.3 oranında azalma olduğunu göstermektedir.  Oysa 19 Şubat 2014 tarihinde, Resmi gazetede yayınlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 100 ile hız sınırları 32 km/s'e, yerleşim yeri içinde bulunan diğer bölünmüş karayollarında ise 20 km/s'e kadar artırılmıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yerleşim yerlerindeki hız limitlerinin 50 kilometre olarak belirlendiği halde,  "Bu hız limitleri, illerdeki Ulaşım Koordinasyon Merkezleri (UKOME) veya İl Trafik Komisyonlarının kararıyla otomobiller için 20 kilometreye kadar (50+20=70) arttırabilmektedir" bilgisine yer verilmişti. Mevcut düzenlemede ise UKOME ve İl Trafik Komisyonlarının şehir içi yerleşim yerlerindeki tüm yollarda hız limitlerini artırma yetkisi bulunmakta ve "İçişleri Bakanlığınca hazırlanan yeni düzenlemede, yerleşim yerlerindeki hız limiti 50 kilometre olarak devam ettirilmekle birlikte UKOME ve İl Trafik Komisyonlarına verilen 20 kilometre hız limiti artırma yetkisinin, bazı yollarda 32 kilometreye kadar arttırılması (50+32=82) öngörülmektedir" ifadesi yer almıştır. .

Düşük hızlar

Sürücüye, tehlikeli durumları farketmek için zaman tanır, tehlikeli duruma tepki sırasında  aracın aldığı mesafe azalır, frene bastıktan sonra durmak için gerekli  mesafe azalır, çarpma öncesinde diğer yol kullanıcılarının aracın hızını tahmin edebilme olasılığı  artar ve çarpışmadan kaçmak için daha fazla şansı olur. Şehiriçi hız limitlerini belirlerken de korumasız yol kullanıcılarını düşünerek, hız limitlerinin düşük  olması beklenmektedir.  AB ülkelerinde 30 km/saate düşürülmesi planlanan hız limitleri ülkemizde 90 km/saate çıkarılmıştır.  Yayalar ve bisikletliler gibi, daha savunmasız yol kullanıcıları söz konusu olduğunda çarpışma  sonucu çok daha ağır olabilmekte yayaların kendilerine 30 km/saat ya da daha düşük hızda giden bir araç çarptığı zaman hayatta kalma ihtimali %90 iken, aracın saatte 45 km hızda olması halinde hayatta kalma ihtimali %50’ye düşmektedir. Saatte 80 km hızda giden bir aracın çarpması halinde ise yayanın hayatta kalma ihtimali hemen hemen yok gibidir.