Go to Top
Telefon&Fax: +90 216 380 84 54 / GSM: +90 532 484 79 82

Gençler ve Yol güvenliği – Young People and Road Safety

Dünya Sağlık Örgütü adolesan, genç ve genç insanlar için birbirinin içinde yer almakla beraber farklı tanımlar yapmıştır. Genç insan olarak belirtilen yaş aralığı 10-24 yaşlar arası dönemdir. Gençlik dönemi 15-24, adolesan dönem ise 10-19 yaş aralığı olarak tanımlanmaktadır (1).

Bu dönem çocukluğun bitmesi ile erişkin hayata geçiş devresidir. Fizyolojik olarak ikincil seks özelliklerinin gelişimi ile boy ve ağırlık artışı olur. Beyin gelişimi hızlanır, hormonal değişiklikler, duygu, davranış ve biliş değişiklikleri gözlenir. Düşünme yargılama ve karar alıp uygulama sürecinde bilişsel yetenekler kadar duygularda bireyin yargılarını etkiler (2, 3, 4).

Gençlik dönemi fiziksel sağlığın üst düzeyde olduğu yaşam dönemlerinden biridir. Gençlerin sağlıklarını etkileyen temel olayların başında davranışları gelmektedir. Gençlerin gelişiminde birçok faktör bu davranışları açıklayabilir. Erişkin rollerini deneme, riskli davranışları deneme, kurallar ve otorite ile mücadele etme, gibi farklı risk algılarına sahip olabilmektedirler. Ayrıca, bu davranışların edinilmesi sırasında akranların desteği, akran aktivitelerine katılma ve akran normlarını izleme gibi etkilerin olduğu bilinmektedir. Sigara, alkol ve madde kullanma, şiddet içeren davranışlar sergileme, güvensiz cinsellik ve hızlı araba kullanma önemli riskli davranışlar arasında yer almaktadır. Bu davranışlardan bazıları gençlerin yaralanmasına ve ölümüne neden olurken bazılarının etkileri uzun vadede ortaya çıkmaktadır (2,3,4). Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), trafik kazası yaralanmasını, ‘kara yolunda seyreden bir aracın çarpması ile oluşan her türlü yaralanma’ şeklinde tanımlamaktadır (5). Dünyada yaralanmalara bağlı ölüm nedenlerinin de yüzde 25’i trafik kazalarından oluşan yaralanmalara bağlı olarak görülmektedir (5). 10-24 yaş arası genç insanlarda en önemli ölüm nedeni trafik kazalarıdır. Bu yaş grubu içinde her yıl 400 bin genç insan trafik kazalarından ölmektedir ve bu sayı, HIV/AIDS'den veya sıtmadan ölen sayının çok daha üzerindedir (6). Genelde; deneyimsiz sürücü olmak, aşırı hız yapmak, kask kullanmamak, alkolün etkisinin altında araç kullanmak, emniyet kemeri ve çocuk koltuğu kullanmamak, uygunsuz yol koşulları, güvenliği yetersiz araçlar, trafikte başkaları tarafından görünür olmamak trafik kazalarına sebep olmaktadır (7).Gençler ve yol güvenliği ile ilgili olarak, 23-24 Nisan 2007 tarihlerinde Cenevre’de yüzün üzerinde ülkeden genç delegenin bir araya geldiği ve daha iyi yol güvenliği için tecrübelerini paylaşıp ortak faaliyetler planladıkları bir Dünya Gençlik Asamblesi düzenlenmiştir (8). Bu toplantıda, trafikte hız limitlerinin düzenlenmesi, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelere teknoloji transferi, bölgesel sorunlara bölgesel çözümlerin gerektiği, trafik kazaları ve oluşan yaralanmaların doğru analiz edildiğinde birçok farklı sektörün de bir arada çalışması ile önlenebilirliği, sürücü ve yaya hataları incelenerek gerekli önlemler alınabileceği gibi sonuçlar ortaya konulmuştur (7).

Yolların güvensiz olmasından dolayı çocuklar ve gençler yürümekten ve bisiklete binmekten dolayısıyla fiziksel hareket yapmaktan uzaklaşmakta bu durum şişmanlığa sebep olmaktadır. Örneğin, Birleşik Krallık’ta son yirmi yıla kadar gençler yüzde 19 yürüyerek, yüzde 58 bisikletle ulaşımlarını sağlarken artık yüzde 70 oranında arabalar kullanılmaktadır. Şişmanlığın önlenmesi nedeniyle bisiklet ile ulaşım konusunda gençler desteklenmektedir. Pek çok gelişmiş ülkede güvenli bisiklet yolları ile gençlere bisiklete binme konusunda güvenli ortam oluşturulmaktadır. Örneğin, Danimarka ve Hollanda gibi ülkelerde ayrı bisiklet yolları yapılmış ve gençlere fiziksel aktivite yapma olanakları sağlanmıştır. Bu durum, gençlerin daha sağlıklı olmasını; ayrıca taşıt atıklarından dolayı çevre kirliliğinin oluşmasının engellenmesi açısından önemlidir (7, 9, 10).

Birçok ülkede özellikle Fransa, Yunanistan, İsrail, İtalya ve Portekiz gibi bazı Akdeniz ülkelerinde genç yaş grubunda motorlu bisiklet ve motorsiklet kullanımı oldukça yaygındır. On dört yaşından itibaren gençler, bu araçları rahatlıkla kullanılabilmektedirler. Tatil beldelerinde, trafiğin yoğun olduğu bölgelerde ayrıca ekonomik olması nedeniyle özellikle gençler tarafından tercih edilmektedir. Motorsiklet yaralanmaları ölümcül kazalara yol açmaktadır (11, 7).

Gençlerin, risk algılamaları erişkinlere nazaran farklıdır; gençler ve özellikle erkekler hızlı araç kullanmakta, alkollü olarak araç kullanmakta emniyet kemeri takmamakta kask kullanmamaktadırlar. Birçok Avrupa ülkesinde gençlerin gece hayatı olmakta bu durum kaza risklerini arttırmaktadır (7, 12). Bu gençler bar ortamlarında alkol almakta ve direksiyon başına geçmekteler böyle olunca da kazalar kaçınılmaz olmaktadır. Genç sürücüler arasında uygun olmayan hız, gençlerin trafikte daha çok heyecanlanıyor olması, erişkinlere göre alkole toleranslarının az olması, ödünç alınan araçların gençler tarafından kullanılması, gece geç saatlerde gençlerin araç kullanması kazalardan dolayı yaralanmaları arttırmaktadır. Gençlerin kullandığı araçlardaki yolcu sayısı ile kaza yapma riskinin üstel olarak da arttığı bilinmektedir. Bir vaka-kontrol araştırmasında, genç sürücülerin araç içinde yolcu sayısını yalnızca birle sınırlandırmalarının kazaların üçte birini önleyeceği gösterilmiştir (7, 12).

Gençlerde Sık Görülen Risk Faktörleri

Trafik kazaları ile ilgili genel risk faktörleri; riskle karşılaşmayı artıranlar, kaza oluşumunu belirleyenler, çarpışma şiddetini belirleyenler, çarpışma sonrası riski belirleyenler olarak değerlendirilmektedir. Riskle karşılaşmayı artıranlar; ekonomik faktörler, demografik faktörler, ulaşımı etkileyen arazi kullanımı uygulamalarıdır. Kaza oluşumunu belirleyenler; yetersiz veya yüksek hız, alkol, ilaç veya madde kullanımı, genç ve erkek olmak, korunmasız yol kullanıcıları, karanlıkta yolculuk, araca bağlı faktörler, yolun yapısı, yol görüşünün bozulmasına neden olan faktörler (çevreye veya yol kullanıcısına bağlı olanlar) şeklindedir.

Çarpışma şiddetini belirleyenler; insan faktörü, yetersiz veya yüksek hız, emniyet kemeri kullanımı, çocuk kemeri kullanımı ve kask kullanımıdır. Çarpışma sonrası riski belirleyenler; kazayı haber almada gecikme, kaza sonrası yangın, zararlı madde sızıntısı, alkol, ilaç veya madde kullanımı, hastane-öncesi sağlık hizmetinde yetersizlikler, kaza sonrası araçtan çıkarma ve kurtarma sırasındaki zorluklar şeklindedir (13). Trafik kazalarının oluşmasında bazı risk faktörlerinin gençlerde daha fazla ölüm ve yaralanmaya neden oldukları bilinmektedir. Hızlı araç kullanma, kask kullanmama, alkollü içki içtikten sonra araç kullanma:

Hızlı Araç Kullanma: Hız başlı başına büyük bir risk faktörüdür. 30 km/saat hızla giden bir aracın yayaya çarpmasıyla yaşama şansı yüzde 90 iken, 45 km/saat hızla giden bir aracın çarpması ile bu oran yüzde 50’ye inmektedir. Genç sürücüler hızlı araç kullanmaktadır. Son 15 yılda trafik kazasından ölen çocukların yarısı hızlı bir aracın çarptığı yayalardır. Yol şartlarına uygun hız sınırları düzenlemek, uygulamak, yayaların olduğu bölgelerde hız sınırını 30 km/saat’in altına çekmek. Motorlu taşıtların yollarını ayırmak, yaya yolları ve bisiklet yolları yapmak gerekli önemli müdahaleler arasında yer almaktadır (7, 14, 15).
Kask Kullanmama: Motorsiklet kullanırken kask takmak kafa travmasını yüzde 72 oranında azaltmakta; kafa travmasından olan ölümleri ise yüzde 39 oranında azaltmaktadır. Bisiklete binerken kask kullanmak ise kafa ve beyin travmasını yüzde 63-88 arasında azaltmaktadır (7, 15, 16).

Alkollü İçki İçtikten Sonra Araç Kullanma: Alkol etkisinde olmak da kazalarda önemli bir risk faktörüdür. Gençlerin alkollü iken araç kullanması sırasında kaza yapma riski erişkinlere göre daha yüksektir; 16-20 yaşında sürücü olup alkol alanın kaza yapma riski, 30 yaştan ileri alkol alan sürücüye göre üç kat daha fazladır (7). Kan alkol seviyesi 0,05 gr/dl üzerinde olan gençlerin kaza yapma riski 2,5 kat daha fazladır (17). Kan alkol düzeyi 0,04 gr/dl’nin üzerinde olan sürücülerde belirgin olarak kaza yapma riski de artmaktadır. Alkol etkisinde olmak hızlı araç kullanmaya neden olmakta, risk ikiye katlanmaktadır. Birçok ülkede 15-24 yaş grubunda trafik kazalarında olan ölümlerin Cumartesi günü akşam 18:00–24:00 ile Pazar günü 00.00-08.00 saatlerinde olması, Temmuz ve Ağustos gibi tatil aylarında ölümlerin zirve yapması alkolle ilişkili olarak değerlendirilmektedir. Diğer bir risk ise, alkollü içki içen bazı gençlerin diğer maddeleri de beraberinde kullanabilmeleri riski artırmaktadır (7, 18). Birçok ülkede trafikte alkol kan düzeyi sınırı 0,05 gr/dl olarak belirlenmiştir. Gençler için bu oran sıfır olmalı şeklinde yasal düzenleme yapılması önerilmektedir (19).

Emniyet Kemeri Kullanmama: Emniyet kemeri kullanmak kazalarda yüzde 61 oranında ölümü engellemektedir (20). Ölümle sonuçlanan kazalarda oluşan yaralanmalar incelendiğinde yoğunlaşma, yüzde 48 ile baş-boyun yaralanmaları, yüzde 37 ile göğüs-karın-kalça yaralanmaları ve yüzde 8 ile omurga ve göğüs duvarı yaralanmaları üzerinde oluşmaktadır. Emniyet kemeri kullanımı bu olumsuz etkileri asgariye indirmekte son derecede etkin bir role sahiptir (21).

Emniyet kemeri uygulamasının başlanmasıyla dünyada trafik kazalarında ölüm ve ciddi yaralanma oranlarının önemli ölçüde azaldığı görülmektedir. Emniyet kemeri kullanımının trafik kazalarında ölüm oranını yüzde 40-50, ciddi yaralanmaları yüzde 35-60, hastane başvurularını yüzde 64 oranında azalttığı belirtilmektedir. Arka koltukta oturanlarda ise ölüm oranını yüzde 18 azaltmaktadır (22, 23).

Uykusuz Yorgun Araç Kullanımı: ABD Ulusal Karayolları Trafik Güvenliği Dairesi verilerine göre yorgun ve uykusuz araç kullanmaya bağlı her yıl yaklaşık yüz bin kaza (tüm kazaların yüzde 1,5'i) ve yılda yaklaşık bin beş yüz ölüm (tüm ölümlü kazaların yüzde 4'ü olmaktadır (24).

Cep Telefonu Kullanmak: Araç kullanırken cep telefonuyla arama yapmak, çalan telefona cevap vermek, numara çevirmek gibi davranışlar sürücünün dikkatinin dağılmasına, konsantrasyonunun bozulmasına neden olarak kazaya yol açabilir. Son yıllarda yapılan araştırmalar cep telefonu kullanımının kişiyi fiziksel olarak meşgul etmesinden çok artan zihinsel faaliyet ve buna bağlı olarak dikkatin dağılması, konsantrasyonun bozulması nedeniyle kaza riskini arttırdığına işaret etmektedir. En etkili önlem araç kullanırken cep telefonunu kapalı tutmaktır (24).

Görünürlüğü Sağlama: Karanlıkta trafikte başka sürücüler tarafından farkedilmek kazaları azaltmaktadır. Yol aydınlatmaları da görünürlüğü sağlaması açısından önemlidir. Yayalar, bisiklet ve motorsiklet kullanıcıları geceleri açık renkli ışığı yansıtan giysiler giymelidirler (7, 15, 16).
Kişisel risk faktörlerinin yanı sıra çevre düzenlemesi de gençlerin trafik kazalarından korunmasında önemlidir. Yol güvenliğinde alt yapının ve çevrenin düzenlenmesi çok önemlidir. Yol tasarımlarının uygunluğu, bölünmüş yollar, yol aydınlatmaları, yaya ve bisiklet yolları kurulması, alt ve üst geçitler yapılması gerekmektedir Böyle olursa bisiklet kullanan gençler kazalardan korunabileceklerdir (7, 16).

Trafik kazaları sonucunda yaralanmalara erken tedavi olanağının sağlanması ölümleri azaltmada önemlidir. Bu nedenle, trafik kazası sonrasında acil tedavi ekiplerinin ekipmanları ile birlikte bölgelerde organize olması gerekmektedir (7, 15, 16, 25).

Trafik kazası risklerini azaltmak için sürücü eğitimi ve sürücü lisansı alma sisteminin geliştirmesi de önemlidir. Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Lüksemburg, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta trafik kazası riskini azaltmak için sürücü lisansı alma sistemleri geliştirilmiştir. Sürücüler için kan alkol seviyesinin sıfır düzeyine getirilmesi, genç sürücülerin taşıdıkları yolcu sayılarının azaltılması, gece geç saatlerde araç kullanmanın kısıtlanması, yol şartlarının düzeltilmesi ve acemi sürücüler için uygulamalı eğitimler verilmesi gerekmektedir (7). Sürücülerin ve yolcuların emniyet kemeri takmaları teşvik edilmeli, kampanyalar düzenlenmelidir (20). Gençlere yönelik yapılacak olan her türlü yaklaşımda gençlerin bu olaylara katılmasının sağlanması önerilmektedir. Gençlerin katılımı ile yapılan her müdahalenin etkisi daha da kuvvetlenmektedir. Gençlerin yol güvenliğinde tüm sektörlerin işbirliği içinde çalışması önem taşımaktadır. Gençlere ulaşabilecek her sektörün gençlerin sağlığını etkileyen olaylara yönelik işbirliği içinde çalışması yapılan müdahalelerin etkililiğini artıracaktır. Ayrıca, öncelikle gençler olmak üzere tüm toplumun trafik ve kaza riskleri konusunda bilgilendirilmesi ve güvenli sürücülük davranışlarını benimsemeleri için örgün ve yaygın eğitim tekniklerinin kullanılması gerekmektedir. Gençler için rol-model olan kişilerin bilgilendirme programlarının içine çekilmesi ve medyanın olumlu mesajlar konusunda işbirliği içinde olması müdahalelerin etkililiğini artıracaktır.

Kaynaklar

1.10-24 Yaş Grubundaki Gençlere Yönelik Üreme Sağlığı Hizmetlerinin Güçlendirilmesi http://sbu.saglik.gov.tr/tusp/turkce/mudahale_alanlari/genclik/genel_bilgi.asp
2.Gençlerin Risk Alma Davranışları Ve Sağlığının Geliştirilmesi Paneli Katılımcı Rehberi, Türkiye Üreme Sağlığı Programı Gençlik Danışmanlık ve Hizmet Merkezleri CSÜS Eğitimi
3.Özcebe H: Adolesanlar ve Riskli Davranışlar, 2006, s. 46-47
4.Özcebe H. Adolesanlarda Risk Alma Davranışları, XI.Ulusal Halk Sağlığı Kongresi. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı ve HASUDER, Denizli. 23-26 Ekim 2007.
5.WHO Department of Injuries and Violence Prevention Noncommunicable Diseases and Mental Health Cluster: WHO Injury Chart Book 2002. Geneva, 2002
6.BM'den Trafik Kazaları Uyarısı, http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2007/04/070423_road_safety.shtml
7.Dinesh Sethi FRaFM: Youth and road safety in Europe. Policy briefing, 2007
8.WHO: World Youth Assembly for Road Safety, 2007
9.WHO: The World Report on Traffic Injury Prevention The Fundementals Chapter One. Geneva, 2004
10.WHO: World Health Day 2002 (April 7) will be Physical Activity for Health. Kopenhag, 2002
11.U.S.Department of Transportation National Highway Traffic Safety Administration: Fatal Single Vehicle Motorcycle Crashes, 2001
12.Karaçanta HS. Alkol ve Trafik Psikolojisi Türk Psikoloji Bülteni 3 (6): 15-18,
13.Temel F Özcebe H. Türkiye’de Karayollarında Trafik Kazaları. STED 15: 192,2006.
14.WHO: World Report Chapter Six, Neglected Global Epidemics: Three Growing Threats, 2003, 2003
15.Kraus J, Peek-Asa, C., Vimalachandra D.: Injury Control: The Public Health Approach, Maxcy-Rosenau-Last, Public Health&Preventive Medicine. USA, 1998
16.WHO: World Report Chapter Six, Neglected Global Epidemics: Three Growing Threats, 2003, 2003
17.WHO: Youth and Road Safety, Fact 5,
18.EGM TEADB: Alkolün Etkileri
19.WHO: Youth And Road Safety, 2007
20.WHO. Youth and Road Safety ,Fact 7.
21.EGM TEADB: Emniyet Kemeri Kullanımı
22.Hancı İH. Emniyet Kemeri Yaralanmaları.
23.EGM TEADB. Neden Emniyet Kemeri.
24.EGM. Sürücü Yorgunluğu Ve Uykusuzluğunun Trafik Güvenliğine Etkisi.
25.9.Ulusal Trafik Şurası : Trafik Güvenliği Çalışma Grubu Raporu

Dr. M. Oğuz Adıgüzel/Prof. Dr. Hilal Özcebe
Ulaşım ve Trafik Güvenliği Dergisi/ Turkish Journal of  Transportation and Traffic Safety, 2(1): 11-14, (2008)

About TrafikMagduru

www.trafikmagduru.com