Go to Top
Telefon&Fax: +90 216 380 84 54 / GSM: +90 532 484 79 82

Çocuğun arabada güvende mi? “idil Işık”

Sevgili BlogcuAnne.com'dan alıntı,
Trafik kazalarında yaşamını yitiren her 100 kişiden 26’sının çocuk olduğunu…

Bir başka deyişle, trafik kazalarında ölen her dört kişiden birinin 9 yaşın altında olduğunu,

Türkiye’de 100 kazadan 14.7’sinde bir çocuğun öldüğünü…

Almanya’da bu oranın %4.9, İngiltere’de %5.86. Amerika’da %6.59 olduğunu,

15 yılda 360,000 çocuğun trafik kazasında yaralandığını,15 yılda 10,000 çocuğun trafik kazasında hayatını kaybettiğini
BİLİYOR MUYDUN?
Bunlar, dünkü “Çocuk Güvenlik Koltuğu Kullanımının Önemi” panelinde ITAMEX CEO’su İsmail Delmener’in verdiği Devlet İstatistik Enstitüsü rakamlarıydı.
Panel, İstanbul CNR fuar merkezindeki Anne-Bebek-Çocuk Ürünleri Fuarı kapsamında gerçekleşti. Hemen fuara gideceklere iki not: (1) Nasıl gideceğinizi iyi düşünün, bezdirici bir otopark sıkıntısı var. (2) Salonları ikiye ayırmışlar: 3. numaralı salonda toptan, 1 numaralı salonda perakende satış yaplııyor. Yani öyle biberondu, oyuncaktı, emzirme sutyeniydi, vs. gibi ürünler alacaksanız doğrudan birinci salona gidin.
Gel gelelim panele… Moderatörlüğünü Ayşe Arman’ın yaptığı panelin katılımcıları Yol Güvenliği Danışmanı Ahmet Utlu, Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. İdil Işık ve Britax ve Römer markalarını Türkiye’ye getiren ITAMEX’in CEO’su İsmail Delemen idi.
Bence çok önemli bir paneldi. Keşke koskocaman bir kongre merkezinde düzenlenmiş, yüzlerce insan katılmış olsaydı. Çok önemli, trafiğe çıkan herkesi ilgilendiren noktalara değinildi.
Ayşe Arman konuşmasını burada gazeteci kimliğinden çok, çocuğunun güvenliğine önem veren anne kimliğiyle bulunduğunu söyleyerek açtı. Konuya yakın zamanda köşesinde de detayıyla yer verecek.
Özetlemeye çalışacak olursam:
Hedef, sıfır kaza, sıfır ölüm.
Ahmet Utlu, Yol Güvenliği Danışmanı – Aynı zamanda Degistirebiliriz.org Yol Güvenliği Platformunun da kurucusu olan Ahmet Utlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün Türkiye’deki Yol Güvenliği Danışmanı.
Trafik kazası gibi saçma sapan bir nedenle insanların ölmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. “Bu bir sağlık sorununa dönüştü, aynen veba gibi, verem gibi” dedi. Trafik kazalarındaki hatanın %98 insan hatasına dayandığını söyleyerek coğrafi şartlar ilerlediğini, hatalı insan davranışlarını doğru yönde değiştirmediğimiz sürece, iyi yolların, trafik önlemlerinin hiçbir anlamının olmayağını belirtti.
Türkiye’de yılda 10 bin kişi
Dünyada yılda 2 milyon üzerinde insan trafik kazalarında ölüyor
Trafik kazaları, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 2’lere varan ekonomik kayba yol açıyor.
Bir kişiyi kurtarsak kâr
Yrd. Doç. Dr. İdil Işık - İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde trafik psikolojisi üzerine çalışmalar yapıyor.
Dr. Işık’ın yaptığı en önemli vurgulardan biri, güvenliğin bizim toplumumuzda bir kültür olarak yerleşmediğiydi. Sadece trafikte değil, iş yerinde, evde güvenlik konusunda da gerekli özeni göstermediğimizi söyledi. Ve sordu:
Evde yangın tüpünüz var mı?
Kullanmayı biliyor musunuz? Deneme yaptınız mı?
Yaklaşık 50 kişilik salonda toplamda 3-5 el kalktı. Ben el kaldırmadım, bizim evimizde yangın tüpü yok…
Ardından Ayşe Arman, kaç kişinin arka koltukta kemer taktığını sordu. Bu sefer kalkan nadir ellerden biri benimdi. Arka koltuğun, risk açısından ön koltuktan farklı olmadığını çok önce öğrendim ben.
Ahmet Utlu’nun bahsettiği senede 10 bin insanın hayatını kaybettiği gerçeğini şöyle genişletti Dr. Işık:
10 bin insandan, ve onun çeperinde (4 kişilik bir aileyi düşünün) 40 bin kişinin etkilenmesinden bahsediyoruz. Dolayısıyla bir kişiyi kurtarsak kar.
Bunun da pilot bölgelerde eğitim vererek, ve insanları küçük gruplar halinde eğiterek olacağını söyledi.
Olayın sadece kanun koymaktan ibaret olmadığının altını çizmek için de ekledi.
2010 Haziranından beri araçlarda çocukların oto koltuğuna oturtulması yasası yürürlüğe girdi. 2007’de duyurusu yapılan yasayla 3 senelik bir hazırlık süreci verildi, ve fakat hiçbir hazırlık yapılmadı. Türkiye’de çocuk koltuğu oranının ne kadar olduğuna dair hiçbir sayısal veri yok.
Ne tuhaf, değil mi?
Kanun var, ama denetlenmiyor
İsmail Delemen, ITAMEX CEO’su – yukarıda da bahsettiğim çarpıcı rakamları verdi. Dr. Işık’ın kanunla ilgili söylediklerine eklemeler yaptı:
Araçlarda çocuk güvenlik koltuğu kullanımının kanunlaştırılması tamamen ve sadece AB uyum yasaları kapsamında olduğundan, biraz hızlı bir şekilde, içi doldurulmadan uyarlandı.
Hakikaten, siz hiç bugüne kadar (Haziran 2010’dan beri bir buçuk sene geçti), çocuğunu araç koltuğuna oturtmadığı için ceza yiyen ebeveyn duydunuz mu? Ben duymadım. 72 TL cezası varmış, ama ben daha uygulandığına şahit olmadım.
Peki ne yapmak lazım? İnsanları bilinçlendirmek lazım. Araçlarda güvenlik koltuğu kullanımının bir lüks değil, ihtiyaç olduğunu anlatmak lazım. Peki, 3-5 çocuklu ailenin, bırak güvenlik koltuğunu, emniyet kemeri bile olmayan bir arabaya doluştuğu bir ülkede bunu nasıl yapacağız?
Devletin desteği ve hatta liderliği olmadan çok zor. Mutlaka liderlerin bu konuya önem vermesi, desteklemesi lazım. Konunun okullarda okutulması, pratiğe dökülmesi, çocuklara küçük yaştan aşılanması, medyada genişçe ve sürekli yer alması lazım. Ancak o zaman bu kültür oturacak.
Dr. Işık, bizim insanımızın en büyük sorununun kuralları kendince yorumlaması olduğunu söyledi.
Benim çocuğum 4 yaşına geldi, artık oto koltuğuna gerek yok.
Arabayı eşim kullanıyor; ben arkada bebeği kucağıma alayım. Hem zaten kucağım daha güvenli.
Bu saatte (örneğin gece) yollarda araba olmaz, çocuğu koltuğuna oturtmasam da olur.
Bu da benden bir ekleme (yakın çevremde şahit oldum): Ön koltuktaki hava yastığını kapattırırsam güvenlik koltuğunu öne koyabilirim.
Hayır efendim, yapamazsın. Kural, kuraldır. Günün saatine, trafiğin tenhalığına, arabayı kimin kullandığına göre değişmez.
Son olarak, Ahmet Utlu’nun bahsettiği birkaç çarpıcı gerçeği de paylaşayım:
Hız testleri genellikle 45-50 kilometre giden bir araçla yapılıyor. Arka koltukta –araç koltuğu olmadan ve emniyet kemeri bağlanmadan- oturan 20 kiloluk bir çocuk, aracın darbe alması halinde 1000 tonluk bir kütleye dönüşüyor, ve o ağırlıkla çarpıyor nereye çarpıyorsa (ki çoğunlukla da ön camdan, anne-babanın ortasından dışarı fırlıyor). Böyle bir darbeye insanın et ve kemik yapısının dayanması mümkün değil. Ve düşün: 45 kilometre ne ki? İkinci vites.
Ön koltukta takılan emniyet kemeri, %73 oranda ölümcül kazadan koruyor. Arka koltukta da bundan çok farklı değil.
Rus Ruletini bilirsiniz, hani şu 6 tane boş kovandan birine mermi yerleştirir, şakağına dayar, ateşler. İşte, Rus Ruletinde ölüm riski yüzde 17. Türkiye gibi bir ülkede herhangi bir insanın trafik kazasında ölme riski ne biliyor musunuz? Yüzde 39. OTUZ DOKUZ.
İşte böyle.
Benim için çok anlamlı bir paneldi. Ayşe Arman’la tanışmak çok güzeldi. Sıcak, sempatik, samimiydi. Alıp bize getirmek, çay yapıp, sohbet etmek istedim.
Bu panele katılmadan bir gece önce, Doğan’a, “Düşünsene… Trafik kazasıyla hayatımızdan 5 kişi çıktı.” demiştim. 1999’da Bige’ler. (Ne tesadüftür ki, Bige, Ayşe Arman’ın kardeşinin de ilkokuldan arkadaşıydı). Geçtiğimiz yaz da Tolga’lar. Öyle, bir saniye içinde. Bir varmış, bir yokmuş. İnsan “keşke”leri düşünmeden edemiyor.
İşte bu keşkeleri en aza indirmek için bize düşenler çok basit aslında.
Çocuğunun boyuna, kilosuna uygun araç koltuğu kullanacaksın.
Koltuğun araca doğru şekilde sabitlendiğinden emin olacaksın. Bugün trafikteki araçların içindeki güvenlik koltuklarının yüzde 75’i yanlış takılıyormuş.
Çocuğunu boyu 139 santimi geçene kadar araçta güvenlik koltuğuna oturtacaksın.
Sonrasında çocuğunu arka koltukta oturtmaya devam edecek ve mutlaka ama mutlaka emniyet kemeri taktıracaksın.
Sen arka koltukta oturuyorsan eğer, sen de kemerleneceksin. “Emniyet kemeri hayat kurtarır” haybeye söylenmiş bir söz değil, doğru. Ki zaten 1985 yılında arabada emniyet kemeri takmak kanunen zorunlu hale getirildiğinde bu sadece ön koltuk için geçerli değilmiş. Aslında arka koltukta da kemer takmak kanunen zorunlu, sadece uygulanmıyor.
Bu kadar. Sonunda kaybedilenler-kazanılanlar değerlendirmesi yapıldığında, aslında çok basit değil mi? Değmez mi?

About TrafikMagduru

www.trafikmagduru.com