Go to Top
Telefon&Fax: +90 216 380 84 54 / GSM: +90 532 484 79 82

3. KARAYOLU TRAFİK GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRĠESİ

Karayolu trafiğinde meydana gelen çarpışmalar sonucunda oluşan ölüm ve yaralanmalar ile bunların sosyal ve ekonomik maliyeti, trafik sorununun bütün yönleriyle sistematik bir şekilde ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu doğrultuda 2010 ve 2011 yıllarında Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı ve Polis Akademisi Başkanlığı işbirliği ile gerçekleştirilen “Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyum ve Fuarı” beklenilenin üzerinde bir katılım ve ilgi görmüştür. Trafik güvenliğinin bilimsel bir platformda, bütün paydaşların katılımıyla çok yönlü olarak analiz edilmesi ve bilimsel öneri ve değerlendirmelerin ele alınarak çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla, öncekilerden daha geniş bir katılım ve profesyonel bir organizasyonla 16-18 Mayıs 2012 tarihlerinde Ankara Congresium’da (ATO Kongre Merkezi) “3. Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyum ve Sergisi” düzenlenmiştir. Sempozyum, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı ile Polis Akademisi Başkanlığı; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü ile Karayolları Genel Müdürlüğü; Gazi Üniversitesi; Bahçeşehir Üniversitesi; TÜVTURK ve diğer ilgili kuruluşların işbirliği ile gerçekleştirilmiştir. Bu yıl sempozyumda sunulan bildiri sayısında ve kalitesinde dikkate değer bir artış olmuştur. Karayolu trafik güvenliğinden sorumlu kurum ve kuruluşlar, karar vericiler, uygulayıcılar, akademisyenler ile sivil toplum örgütlerinin bir araya gelmesiyle trafik sorununun bütün yönleriyle tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği sempozyuma toplam 155 bildiri gönderilmiş; bunların 85 tanesi sözlü, 50 tanesi de poster olarak sunulmuştur. Sempozyum öncesi “Trafikte Sorumluluk ve İşbirliği” konulu bir de panel düzenlenmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Dünya Sağlık Örgütü’nden üst düzey yöneticilerin konuşmacı olarak katıldığı panelde, karayolu trafik güvenliğinin artırılması için kurumlar arası işbirliği ve koordinasyon konuları tartışılmış ve çözüm önerileri sunulmuştur. Sempozyum ve panelin yanı sıra trafik güvenliğine yönelik faaliyet gösteren resmi kurumlar ile eğitim, bilişim, iletişim, denetim teknolojileri; alt yapı ile sanayi ve otomotiv sektörlerinden toplam (47) firmanın katılımıyla üç gün süren “Karayolu Trafik Güvenliği Sergisi” düzenlenmiştir. Günümüzde karayolu güvenliği birçok kurum, kuruluş ve sektörün ortak faaliyet alanı haline gelmiştir. Bu çok sektörlü yapı, trafik güvenliği alanında geliştirilen önlemlerin başarılı olabilmesi için eşgüdüm içerisinde yürütülmesini zorunlu kılmaktadır. Ülkemizde karayolu trafiği ile ilgili kuralları düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, toplam 15 bakanlık, kurum, kuruluş ve kurula görev ve yetkiler vermiştir. Karayolu trafik güvenliği alanında görev ve sorumlulukları olan birimlerin her birisinin ayrı ayrı görevlerini başarıyla yerine getirmeleri  trafik güvenliğinin etkin bir şekilde sağlanması açısından yeterli değildir. Diğer bir ifadeyle, trafik sorunu hiçbir kurumun tek başına çözebileceği bir sorun değildir. Her birim ve kurum aynı zamanda diğer kurumlarla uyumlu bir şekilde çalışırsa bütün olarak karayolu güvenliğini sağlamada başarıdan söz edilebilir.

Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumunda ve panelde sunulan bildiriler ile yapılan tartışmalar sonucunda, başta korumasız yol kullanıcıları olmak üzere toplumun bütün kesimlerini etkileyen trafik sorununun, konu ile ilgili bütün birim ve kurumların belirlenmiş olan ortak hedefler doğrultusunda eşgüdüm içerisinde hareket ettiği bir “güvenli sistem yaklaşımı” içerisinde ele alınması gerektiği hususu genel kabul görmüştür. Sempozyumda ortaya çıkan belli başlı görüş ve öneriler şunlardır:

1. Karayolu ulaşım sisteminin işleyişinde rolü olan bütün aktörler “ortak

sorumluluk” anlayışı çerçevesinde hareket etmeli; vatandaşlar ile kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum örgütleri aynı güvenlik vizyon ve isteği doğrultusunda işbirliği içerisinde olmalıdır.

2. Ülkemizde yük ve yolcu taşımacılığı çok büyük oranda karayolları üzerinde yapılmaktadır. Ulaştırmada karayolu aleyhine olan bu dengesizliğin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak, taşıma modları arasındaki karayollarının ağırlığını azaltacak şekilde, deniz ve su yolları, havayolları, raylı sistemler ve kombine taşımacılığa önem verilerek yük ve yolcu taşımacılığında bu sistemlerin kullanımının yaygınlaştırılması için gerekli altyapı ve mevzuatdüzenlemeleri yapılmalıdır.

3. Karayolu trafik güvenliği alanında görev ve yetki verilen kurum vekuruluşların ortak hedefler doğrultusunda işbirliği ve eşgüdüm içerisinde çalışmaları gerekmektedir. Trafik Hizmetleri Başkanlığınca hazırlanarak Karayolu Trafik Güvenliği Kurulunca uygun görülen önerileri değerlendirip karara bağlayan ve bu kararların yaşama geçirilmesi için kurumlar arasında koordinasyon önlemlerini belirleyen Karayolu Güvenliği Yüksek Kurulu, kurulduğu 1997 yılından beri sadece iki kez toplanmıştır. Kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonun ön plana çıktığı ve ulusal bir strateji belirlemenin önem kazandığı günümüzde Karayolu Güvenliği Yüksek Kurulu’nun bu ay içerisine yeniden toplanacak olması önemli bir gelişmedir. Kurul, Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtildiği üzere rutin olarak toplanmaya devam etmelidir.

4. Emniyet Genel Müdürlüğü’nce, trafik güvenliği ile ilgili kurum ve kuruluşların katkıları ile “Karayolu Trafik Güvenliği On Yıllık Eylem Planı” hazırlanmış; Karayolu Trafik Güvenliği Kurulu’nda görüşülerek Başbakanlığa sunulmuştur. Söz konusu eylem planı, Karayolu Güvenliği Yüksek Kurulu’nda ele alınarak en kısa zamanda yürürlüğe konulmalı ve uygulanma aşamaları kurul tarafından takip edilmelidir.

Trafik kazalarında sürücü hatalarının çok yüksek bir orana sahip olması nedeniyle, kaliteli ve bilinçli sürücüler yetiştirebilmek için Sürücü eğitim sistemi ve sürücü kursları AB standartlarına uygun olarak yeniden yapılandırılmalı ve diğer kurumlar bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’na destek olmalıdır. Ayrıca, sürücü belgesi sınavları da yeniden yapılandırılarak, stajyer sürücülük sistemi uygulamaya konulmalıdır. 6. Temel eğitimden başlayarak, bütün öğrencilerin trafikte yaya, yolcu ve bisiklet sürücüsü olarak güvenli bir yol kullanıcısı olmalarını sağlayacak eğitim programlarının yanı sıra, yetişkin eğitimini de kapsayacak şekilde trafik güvenliği ile ilgili yaşam boyu öğrenme eğitim programları hayata geçirilmelidir. Ayrıca bilinçlendirme kampanyaları ile bireylerin okulda öğrendikleri bilgiler desteklenmelidir. 7. Sürücülerde algılanan yakalanma riskinin arttırılması amacı ile trafik denetimleri özellikle aşağıdaki alanlarda sıklaştırılmalı ve süreklilik arz etmelidir: 1. Emniyet Kemeri ve Kask Kullanımı, 2. Aşırı Hızın Önlenmesi, 3. Yaya Güvenliği, 4. Kırmızı Işık İhlallerinin Önlenmesi, 5. Araç Kullanırken Cep Telefonu Kullanımının Önlenmesi, 6. Alkollü İken Araç Kullanımının Önlenmesi, 8. Alkol denetiminde olduğu gibi, sürücülerde uyuşturucu veya keyif verici madde kullanıp kullanılmadığının da resen tespit edilebilmesi için gerekli mevzuat düzenlemesinin yapılarak, bununla ilgili teknik cihazları alınmalı ve en kısa zamanda uygulamaya geçilmelidir. 9. Trafik hizmetlerinde çalışan polislerin yanında diğer birimlerde çalışan polislerin de trafik suçu tespit yetkisi bulunmasına rağmen aktif olarak kullanılmamaktadır. Kural ihlallerinin tespitine yönelik denetimlerin etkinliğini artırarak, sürücülerde, “Bir kural ihlali yaparsam kesin yakalanırım ve kesin ceza alırım” inancının yerleşmesini ve algılanan yakalanma riskinin artmasını sağlayacak olan bu yetki aktif hale getirilmeli, genel hizmet polislerine belli kural ihlalleri için trafik suçu tespit tutanağı düzenleme yetkisi verilmelidir. 10. Belediyelere elektronik trafik denetim sistemlerinin kurulması ve yaygınlaştırılması yetkisi verilmiştir. 2011 yılı verilerine göre cezaların %13’ü Elektronik Denetim Sistemleri ile yazılmıştır. Elektronik trafik denetim sistemlerinin şehir içi ve otoyolların tamamında kurularak işletilmesinin sağlanması ve etkin olarak kullanılması sürücülerde trafik kuralı ihlallerinde algılanan yakalanma riskinin artırarak trafik kurallarına uymama neticesinde meydana gelen kazaların azaltılmasını sağlayacaktır. Önümüzdeki yıllarda bu sistem ihtiyaç duyulan tüm yollarda kurulmalı ve etkin olarak kullanılmalıdır. 11. Trafik güvenliğinin artırılmasında akıllı ulaşım sistemleri kapsamındaki çağdaş uygulamalardan ve teknolojik gelişmelerden faydalanılmalıdır.Halkımızın trafik kazalarını önlemede trafik polisimize yardımcı olmasını sağlayarak, algılanan yakalanma riskini artırmak amacıyla, Fahri Trafik Müfettişliği müessesesi kurulmuştur. Mevcut durumda 11.239 Fahri Trafik Müfettişi görev yapmaktadır. Fahri trafik müfettişlerinin her yıl en az bir defa eğitime katılmaları sağlanmaktadır. Yönetmelikteki hükümlere göre tescilli araç sayısının binde ikisi kadar Fahri Trafik Müfettişi görevlendirilmesi gerekmektedir. Bu hedefe her yıl ulaşılması ayrıca yılda en az iki defa eğitim verilmesi ve böylelikle sürücülerde trafik kuralı ihlallerinde algılanan yakalanma riskinin arttırılması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. 13. Araçların kış mevsimi şartlarına uygun olmayan lastik ve diğer donanımlarla kullanılması karayolu güvenliğini tehlikeye sokan durumlar oluşmasına neden olmaktadır. Buna mukabil, Karayolları Trafik Kanunu’nda kış lastiği kullanılmasını zorunlu kılacak bir hüküm bulunmamaktadır. Kış lastiği kullanımının bölgesel olarak farklı zamanlarda zorunluluk haline getirilmesini sağlayacak mevzuat düzenlemeleri yapılarak uygulamaya konulmalı ve bu konunun etkin denetimlerle takibi yapılmalıdır. 14. Trafik kazaları sonrasında sunulan acil yardım hizmetlerinin her geçen gün geliştiği görülmektedir. Bu bağlamda, şehir içi ve kırsal alanlarda meydana gelen kazalardaki acil çağrılara müdahale süresinin en aza indirilmesi, vatandaşların ilkyardım konusundaki becerilerinin arttırılması, kazalardan sonra 30 günlük tedavi süreci takip edilerek Avrupa Birliği standartlarına uygun istatistiki verilerin toplanması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. 15. Karayolu trafik güvenliği, sadece kanunca yetki ve görev verilen kurumların sorumluluğunda olan bir alan değildir. Bu konuda sivil toplum örgütleri, üniversiteler, diğer kamu kurumları ve özel sektör kuruluşlarının da sorumluluğu bulunmaktadır. Bu birim ve kurumlar tarafından trafik kazaları sonucu meydana gelen maddi ve manevi kayıpları azaltmak için toplumsal farkındalık ve bilinç oluşturmak adına proje ve kampanya çalışmaları yapılmalı ve bütün paydaşlarca desteklenmelidir. Düzenlemiş olduğumuz sempozyum hakkında şu ana kadar yapılan olumlu geri dönüşümler, önümüzdeki süreçte uluslararası seviyede bir sempozyum düzenlemek için bizleri motive etmektedir. Bu sempozyum ve serginin gerçekleşmesinde emeği geçen ve katılımlarıyla bizlere güç veren kurum, kuruluş, firma ve kişilere teşekkür ediyor ve sempozyumun ülkemiz trafik güvenliğine katkı sağlamasını diliyoruz. “Yollarında kimsenin ölmediği bir Türkiye” dileğiyle…

SEMPOZYUM DÜZENLEME KURULU

About TrafikMagduru

www.trafikmagduru.com